‘KENDİMLE yüzleşmelerim.’ Kategorisi için Arşiv

h1

Tasvir

07/09/2009

Elim çenemdeydi ne zaman düşünsem seni,
Dirseğim masaya dayalı, gözlerim sokağın en ucuna odaklı..
Bir elim ısındığında diğerini ısıtmaya çalıştığım kahvem ve ben olduğumuz yerdeyiz halen. Bakışım, heyecanım farklı bir tek. Bu seferki inan başka.. Yine böyle beklerdim gelişini ama inan başka. Geniz yakan bir merak, bakındıkça, aradıkça, ve en acısı bulamadıkça yutkunamamak. Eskiden camda beklerken buğulanan cama serçe parmağımla yazardım baş harflerimizi, şimdilerde camlar buğulanmıyor malesef, sevemedim bir türlü yaz mevsimini. Mevsimler geri döner de, değişen bir çok şey geri gelmez tahminimce.
Durulduğumu hissediyorum senden sonra, hareketli şarkıları çıkardım hep listelerimden. Renkli tişörtler dolabın altına sıkışmış giyilmemekten. Ders çalış, annenle tartışma, internette durma gibi uyarılara gerek duymadan bunları yapmamaya başladım. Kocaman bir pencerem var şimdi benim. Sonbaharı özleyen bir pencere, yazı yazılmaya değer, bir çok heyecana sahip olmuş bir pencere. Ne zaman kafamı çıkarıp baktığımda seni görürdüm o pencerden.. İşte o zaman gerçek mutluluğun yanıbaşımda olduğunu anlardım. Şimdilerde önemsemiyorum kim gelmiş, neden gelmiş. Biliyorum ki sen olmayacaksın hiç bir zaman gelen. Biliyorum ki kimse beş dakika bile olsa görebilmek için gecenin bir vakti gelmeyecek kapıma. Zilin sesi o kadar güzel gelmeyecek artık, annem, “geldi seninki” diyip gülmeyecek, babam, “söyle yemeğe gelsin hadi” demeyecek ve ben bu çocuk heyecanımı bir daha yaşayamayacağım. Hayatım düzene giremeyecek uzun bir süre, yalpalayarak yürüyeceğim geçtiğimiz yollardan, gelecek kış acıtacak canımı geçmişi hatırlatarak, matematik çalıştıracak birini bulamayınca hissedeceğim yine yokluğunu, istiklal daha bir kalabalık gelecek, seninle ilgilenirken göremediğim insanlar üzerime yürüyecek, atlas pasajı ve arka sokağını gördükçe tanıştığımız gün her detayıyla yeniden kurgulanacak kafamda, beşiktaş sabah sabah daha bir soğuk olacak, ellerimi ısıtacak biri olmayacak, üşüdüğümde giyecek ,kokusuna doyamadığım bir gömlek olmayacak üzerimde, bu gibi şeyler olacak işte sen bunlardan habersiz..
Bunları düşünürken soğuyor ellerimde, kahvemde. Bol şekerli kahve, tuzlu bir hal alıyor gözyaşlarımla karışınca. Ellerim uyuşuyor uzun süre hareketsiz kalınca. Mutlu insanlar geçiyor sokaktan türk kahvesi tadında, acı vererek, ağır aksak.. Mutlu olsunlar diyorum, bir zamanlar mutluluklarından haberimin olmadığı, önemsemediğim yabancılara bile özeniyorum. Televizyonla bile daha bi ilgileniyorum artık, yapacak birşey bulamıyorum pek. Zaman dediler kime anlatsam, zaman gerekliymiş bana. İstiyorum ki beklemeden geçse şu zaman. Yeni bir hayat başlasa sonra, yeni basılmış kitap kokusunda. Yine ben eski ben olsam, çocuk olsam, düşüncesiz olsam. Biriken yağmur sularına zıplayıp kendimi çamurlu suya bulasam. Zillere basıp kaçsam. Düşünmeden yapsam işte herşeyi. Ama yine düşünmeden sevmesem, nolur sevmesem bir başkasını seni sevdiğim gibi.. İşte bu da seni düşlemenin tasviri..

h1

Bu Pazar.

09/08/2009

Sıkılıyorum abi bu nedir ya bişeylere bağlı yaşamak of Allah kimseye göstermesin. Öldüm ölücem gibi hep bi kalp çarpıntısı hep bi mide bulantısı, sürkeli telefona bakmalar falan tanrım. Nooldu tabi bilmiyosunuz niye böyleyim. Dün yani 08-08-2009 tarihli gün benim için önemli bi gündü. Nedeni bana özel. Ama öyle beklediğiniz bişey değil. Ben bile kendimden beklemezdim.
İçimden gelenlerle hareket ettiğim için huzurluyum.
Tek huzursuzluğum sonucunun ne olacağı =/
Bide dün eskiden çok benimsediğim hayatımı adadığım yerlere gittim.
Gözlerimi kapatıp ezbere bildiğim fakat unutmak zorunda olduğum bi sokağa gittim.
Kapıya dokunup ağladım.
Gözlerimi kapatıp yağmurun sesini dinledim.
Mutsuz olduğumu sandığım halde dün o sokakta yüzümde kocaman bi gülümseme vardı özlemin verdiği.
Uzun uzun izledim sokağın başından öyle güzel geldiki.
Ressmen huzur depo ettim içime
Sonucunu bile bile..

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.