
Acı Portakal Suyu
22/03/2010Bazen insanın evden çıkma isteğinin minimum seviyede olduğu günler vardır* diye yeni yetme, yazı yazma çabasıyla çırpınıp duran (hatta sınıfımda bir tane mevcut, yazılarımı okuyup feyz alır falanfilan.) denyolar gibi yazmayacağım. Bu bir gönderme midir? Hem de en iğneleyeninden.
Hasta olduğum zamanlarda değil evden, odamdan hatta yatağımdan dahi çıkmak gelmez içimden. İsterim ki suyum, aşım, çöreğim ayağıma kadar getirilsin.
Sabah 6′da aşırı iğrendiğim telefon sesiyle tek gözümü açtım. Diğeri zaten yastıkla bitişik olduğu için açamıyorum, neyse. Kafamı kaldırdım, annem ışığı açmazsa uyandığım asla söylenemez. Açmadı o da. Yine koydum kafayı, kendimce 10 dakikacık daha yanağım yastıkta durursa dünyanın en mutlu insanı benim.
Sonra baktım ki kıyafetlerimi bulamıyorum, ayaküstü dolabımı indirdim aşağı. Oyalandım, evin içinde bir kaç kez tur attım. Annem portakal suyu sıkmış, içmemek için binbir bahane ürettim. En sonunda aklıma geldi ki saate bakmak. 5 dakikam kalmıştı sadece evden çıkabilmek için. Alelacele giyindim. Banyoya daldığımdaysa resmen kısa metrajlı korku filmi içinde buldum kendimi. 3 gün önce maşa yapılmış, düzleştirilmemiş, yıkamaya üşenilmiş saçlarıma baktım. İçimden bir küfür patlattım. En sonunda aldım elime tokayı saçma salak şekilde tutturdum montumu giyip dışarı fırladım.
Ama içim inanılmaz rahatsız, ilk kez bu kadar salaş ve dağınık şekilde evden çıktım. Ayrıca deli gibi hastayım ve sümüklerim saniyelik akış hızını fazla zorlar durumdaydı. Sesim hala, ses ne ya, ses falan kalmamıştı. Konuşmaya dahi mecalim yoktu.
Ve en büyük saçmalık mp3 çalarımı evde unutmam diye düşünürken otobüsü kaçırmam da saçmalık dizisinin yeni bölümü oluverdi.
Okuldan çıktım arkadaşımla, o halde ne cesaretse alışverişe gittik. Ellerim cebimde, kafama şapkamı geçirmiş, bir sağa bir sola, öksürük eşliğinde, saçları rüzgardan iyice dağılmış, sinirlenmiş tokayı fırlatmış şekilde yürüyorum. Karşıdan gelen entel görünümlü denyo bacağıma kitleniyor, önemsemiyorum yürümeye devam ediyorum. Mağazaya giriyoruz, tezgahtar çocuk bacağıma gözlerini dikiyor, önemsemiyor gibi yapıyorum. Daha sonra arkadaşımla işimizi halledince vedalaşıp ayrılıyoruz. Yürümeye devam ediyorum, karşıdan kucağında bebeği olan bir adam bacağıma bakarak yürüyor, sinirleniyorum. Kafamı eğip bacağıma baktığımda basıyorum meydanda kahkahayı. Sabah aman küçük diyip önemsemediğim çorabımın kaçığına olan ilgi beni kahkahaya boğuyor. İnanılmaz eğlenceli bir şey farkediyorum. Yani ortalama 2 3 milimlik bir kaçık insanların ilgisini neden bu kadar çekmiş anlayamıyorum fakat yürüdüğüm süre boyunca herkesin gözü direkt oraya kayıyor bu şahsım tarafından denendi onaylandı gerçekten deneyin emin olun böyle oluyor. Bu bana eğlenceli gelince başlıyorum yine yürümeye, biri bakınca basıyorum yine kahkahayı, o da gülüyor. Böyle tramvaya kadar gülüyorum.
Sonra jetonumu atıp ilerliyorum tramvaya binme amaçlı. Oturayım bari burada rezil olmayayım diye düşünüp yürürken karşımda iki çocuk uzaylı görmüş gibi bana bakıyor. Hem de çorabımın gözükmediği halde. Bende arkama bakıyorum, sonra açıkta bir şey mi var gibisinden kendime bakıyorum. Hala ilk kez insan görmüş gibi bakıyorlar, e tutamıyorum basıyorum kahkahayı. Malumunuz laubali gençler de gülüyorlar. Yalnız biri fazla sesli düşünüyor, diğeri sessiz harflerle konuşurken öbürü megafon yutmuş gibi pöykürüyor. Biniyorum, yanımda bitiyorlar tabi. Kafamı çeviriyorum, megafonlunun konuşmaları istemesem de beynimin içine içine sokuşturuluyor. “Abi ben bunla konuşuyorum bilmemkimin msn’in de bilmemkimin adına” diyor zekasız. Komik kısmı bunları söylerken arkadaşının kulağına eğiliyor, fakat bizzat bütün tramvay şahit konuştuklarına. Sonra kapıya doğru yöneliyorum inmek için, pöykürmeye devam ediyor “abi inicek galiba gidiyor, gitti lan.”
Gidiyorum, gülüyorum yine gidiyorum.
Herşeye, herkese gülüp geçiyorum,
Bir yerlerde, herhangi bir zamanda hep giden ben oluyorum. Mutluyum bu yüzden.
Gitmeyi de, geride kalmayı da beceremeyenlere..
“MSN kullanmıyorum” ya da “Hala MSN kullananlar var mı?” gibi bir şeyler deseydin, tabi gerçekten senle MSN’de konuşmuyorsa.
muhattap olmaktan kaçınırım beyle insanlarla .